1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
Biz senin (bunalan) göğsünü açmadık mı (ondaki bunalımları, sıkıntıları giderip, onu ilim, hikmet ve huzur ile genişletmedik mi)?
2
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ
Ve atmadık mı senin üzerinden yükünü?
3
ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهْرَكَ
Ki (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı!
4
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
Senin şanını yükseltmedik mi?
5
فَإِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًا
Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6
إِنَّ مَعَ ٱلْعُسْرِ يُسْرًۭا
Evet, her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
7
فَإِذَا فَرَغْتَ فَٱنصَبْ
O halde (işlerinden) boşaldığın zaman (ibadete) dur.
8
وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرْغَب
Rabb'ine niyaz et, yalvar.